Sözcükler ve Diğer Sesleri Ayırt Ederken Beynin İki Yarım Küresi İş Bölümü Yapıyor

Sözcükler ve Diğer Sesleri Ayırt Ederken Beynin İki Yarım Küresi İş Bölümü Yapıyor


  • Doktorclub
  • 16-07-2019

Bilim insanları, duyduğumuz sözcükleri ve diğer sesleri nasıl kavradığımız konusunda beynimizin iki yarım küresi arasındaki yeni bir “iş bölümünü" ortaya çıkardılar. Bu bulgu, konuşmanın işlenmesi konusunda yeni bakış açıları sunabilir ve işitsel bozukluklarla başa çıkmak için yol gösterici olabilir.


Çalışmanın baş yazarı ve NYU Tıp Fakültesi Nöroloji Bölümü'nden yardımcı doçent Adeen Flinker, “Bulgularımız sağ ve sol yarımküre arasındaki iş bölümünü değerlendirmenin yeni bir yolunu ortaya koyuyor. Her iki yarımküre de dinleme sırasında örtüşen roller üstlenirken, sol yarımküre seslerin zaman içinde nasıl değiştiğini (örneğin daha yavaş veya daha hızlı konuşumayı) ölçüyor. Sağ yarımküre ise frekans değişikliklerine uyum sağlıyor ve ses tonunda değişikliklere neden oluyor.”


19. yüzyıla dayanan klinik gözlemler, sol yarımkürenin zarar görmesinin dil işlemeyi engellediğini göstermiştir. Araştırmacılar sol ve sağ yarımkürelerin konuşma, dil ve bilişsel süreçlerdeki rolleri üzerine bir dizi hipotez sunmuş olsalar da, serebral asimetrinin altında yatan sinir mekanizmaları tartışılmaya devam ediyor.


Nature Human Behavior dergisinde yer alan çalışmada araştırmacılar, konuşmanın işleyişinin temelini oluşturan mekanizmaları açıklığa kavuşturmaya çalışarak; daha geniş çapta konuşma analizinin temel mekanizmalarını anlamayı ve ayrıca dil bozukluklarını teşhis ve tedavi araçlarını zenginleştirmeyi amaçladılar.


Araştırmacılar, kaydedilmiş konuşmayı manipüle etmek için yeni araçlar yaratarak yapılan kayıtları, davranışsal deneyleri ve iki tür beyin kaydını kapsayan beş deneyde kullandılar. Bunu gerçekleştirmek için gönüllü cerrahi hastalarda, beyin aktivitesinin ürettiği minik manyetik alanların ölçülmesine izin veren manyetoensefalografi (MEG) ve ayrıca elektrokortikografi (ECoG) kullanarak doğrudan beynin içinden kayıtlar yaptılar.


Flinker, “Bu yaklaşımın, insan ve insan dışı seslerin işlenmesi arasındaki benzerlik ve farklılıkları vurgulamak için bir çerçeve sağlayacağını umuyoruz. Bilime kazandırdığımız bu teknikler sayesinde beyninin bir yarımküresi zarar gören kişiler için yeni eğitim prosedürleri de geliştirilebilir.” diye konuştu.


Daha Fazlası
Kategori: BİLİMSEL GÜNDEM